Düzce Eğitim H.

BÜYÜK ÜSTADI OĞLU VE TORUNU ANLATTI

“Fikir, Sanat, Aksiyon: Necip Fazıl Kısakürek” panellerine katılan Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Osman Kısakürek ve torunu Şeyma Kısakürek Sönmezocak, duygu dolu anlar yaşadı. Babasının çocukları için söylediği, “Allah’ım benim çocuklarım benim yolumda gitmeyecekse cenazelerini şimdi görmeyi nasip et” dediğini anımsatan Osman Kısakürek, gençlere bol bol okumalarını tavsiye etti. Torunu Şeyma Kısakürek Sönmezocak ise, “Ben böyle akademik hazırlanan bir program görmedim. Öğrenciler, satır aralarını anlayarak, fikirleri yudum yudum idrak ederek çalışmalar ortaya koymuşlar” dedi.

Anadolu Mektebi’nde bugünden başlayarak 25 ve 26 Nisan tarihlerinde de sürecek olan yazar okumaları kapsamında “Fikir, Sanat, Aksiyon: Necip Fazıl Kısakürek” panellerine katılan Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Osman Kısakürek ve torunu Şeyma Kısakürek Sönmezocak, duygu dolu anlar yaşadı.

“Hayatımızı Büyük Doğu’ya adadık”

Üstat Necip Fazıl Kısakürek’i anlamak ve anlatmak adına düzenlenen “Fikir, Sanat, Aksiyon: Necip Fazıl Kısakürek” paneline katılan Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Osman Kısakürek, panelde bir konuşma gerçekleştirdi. Yapmış olduğu konuşmasına üstadın “Gönüldaşlar merhaba” sözü ile başlayan Osman Kısakürek, şöyle devam etti:

“Şimdi bu gençler öyle güzel hazırlanmış ki bunların üzerine konuşmak çok zor. Bir kere şunu anlatayım, biz Büyük Doğu yayınları olarak üstadın bir duasıyla başladık. Şimdi tüyleri diken diken oldu. Biz dünyaya geldiğimiz zaman Üstat babam, ‘Allah’ım benim çocuklarım benim yolumda gitmeyecekse cenazelerini şimdi görmeyi nasip et’ demiştir. Biz o gün bugün evet arada başıbozukluklar, haytalıklar yapmışızdır. Fakat hayatımızı Büyük Doğu’ya adadık. Büyük Doğu nedir? Evet arkadaşımız çok güzel anlattı. Bugüne kadar tam 118 tane üstadın eserini yayınladık. Bakın direkt olay, 118 tane daha yayınlamadığımız eseri var, sıra gelmiyor ki. Milli Eğitimdeki arkadaşlarımız iyi bilirler bir yazarımızın iki kitabından fazlasını yayınlamazlar 118 tane eser var hangisini okuyacak bu çocuklar onun için önce kanunu değiştirmek lazım. Okusunlar, hem üslup öğrenecekler, hem de fikir öğrenecekler hem yola çıkacaklar. O kadar güzel hazırlanmışlar ki kızımın tabiriyle satır aralarını doldurarak okumuşlar ve arkadaşları tebrik ediyorum.”

“Ben hiç bir zaman bu kadar akademik hazırlanan bir program görmedim”

Necip Fazıl Kısakürek’in torunu Şeyma Kısakürek Sönmezocak da bu anlamlı panelde bir konuşma gerçekleştirdi. Panelist öğrenciler için, “Satır aralarını anlayarak, fikirleri yudum yudum idrak ederek çalışmalar ortaya koymuşlar” diyerek başladığı sözlerinde şu ifadelere yer verdi:

“Ben hep şunu söylüyorum maalesef ülkemizde kitap okumayı bilmiyoruz. Çok kitabımız var. Çok önemli yazarımız var. Türk Kültür hayatının çok önemli isimleri var. Çok fazla kitap alıyoruz ve bunlar için çok fazla bedel ödüyoruz, ama okumuyoruz ya da okuduğumuzu idrak edemiyoruz. Maalesef böyle bir sıkıntımız var. Buradaki arkadaşları gerçekten canı gönülden tebrik ediyorum. Özellikle üstadın bahsettiği din ve edebiyat üzerindeki yazılarında dil meselemiz vardır. Dil aletten yoksunluk meselesinin çok güzel tabirleri vardır üstadın. Dilimizin nasıl reforme edildikten sonra aslında cemiyetin yok olduğundan bahsediyor. Benim burada vermek istediğim örneklerden biri öğrenci, talebe, yani biz talep ederken edilgen bir hale dönüştürüldük ve öğrenmek zorunda bırakıldık. Dolayısıyla tüm aşkımız şevkimiz hepsi yok oldu. Ama şimdi görüyorum ki bu arkadaşlar öğrenci değiller talebeler. Gerçekten talep etmişler canı gönülden uğraşmışlar. Satır aralarını anlayarak, fikirleri yudum yudum idrak ederek çalışmalar ortaya koymuşlar. O yüzden hepsini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Evet üstadın 100’den fazla eseri var. Bu eserleri bugüne kadar katıldığımız veya seyirci olarak katıldığımız bütün programlarda çok daha politize bir şekilde programlar yapıldı. Ben hiç bir zaman bu kadar akademik hazırlanan bir program görmedim. Benim hep konumlandırdığım yer Üstadı, Türk Kültür hayatının aslında çok ciddi bir post-modern bir düşünürdür üstad. Çünkü o modernizmin insanlara empoze ettiği aklın kifayetsizliğini her eserinde vurgular. Bütün eserlerine baktığınızda cemiyetin her içtimai meselesinde bunu ispatlar ve akıl bizi bir yere kadar götürür, ve bu iş gönülle olur. Ve ben bu çalışmaların devam etmesini canı gönülden istiyorum.”

“Üstadı lise öğrencileri olarak anlatmaları çok güzel ve bizim için gurur verici”

Düzenlenen panele katılan Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun da panelde söz aldı. “Gençlere aşk olsun diyorum. Aşkımız daim olsun” diyen Dursun, şöyle devam etti:

“Gerçekten hepimizi heyecanlandırdığını görüyorum, önümüzde güneş gibi parlayan bu gençleri tebrik ediyorum. Gençlere aşk olsun diyorum. Aşkımız daim olsun. Necip Fazılı, üstadı anlatacak birçok kelime var. Her halde bunların içerisinde gönül kelimesi çok önemli. Gerçekten hepinizin gönlüne sağlık, burada çıkıp üstadı lise öğrencileri olarak anlatmaları çok güzel ve bizim için gurur verici. ‘Bir genç arıyorum gençlikte köprübaşı’ diyor ya. Birçok genç şuanda gençlikte köprübaşı olarak karşımıza çıktı. Bu çalışmayı neden çok önemsiyoruz ondan biraz bahsetmek isteyeceğim. Bir kere Sami Güçlü Hocamız gerçekten eksikliğini gören yani eğitim ve kültür konusunda eksikliği gören ve bu eksikliği gidermek için koşturan bir büyüğümüz. Sayın Valimiz insan yetiştirme konusunda bir konuşma yaptı onu tebrik ediyorum. Bizim de sorunumuz insan yetiştirmek ve milli eğitimle ilgili sorunları çözmektir. Kültür de bunun ayrılmaz bir parçasıdır.”

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı