Düzce Eğitim H.

KÖŞE YAZILARIMIZ İLGİ GÖRÜYOR

Yayın hayatına başladığı günden bu yana eğitim alanında faydalı işler yapmayı amaçlayan ÖKEV TV, zengin köşe yazarı kadrosu ile de ses getirmeye başladı. Sınıf öğretmenlerinden edebiyat öğretmenlerine birçok eğitimcinin kaleme aldığı köşe yazıları okuyucular tarafından ilgi ile takip ediliyor.

Merkezine Düzce ve Bolu’yu alarak 500 okul, binlerce öğretmen ve öğrenciye hizmet veren ÖKEV TV, İlkeli ve doğru habercilik anlayışı ile Türkiye’nin ilk ve tek eğitim haber portalı olmanın yanı sıra köşe yazarları ile de dikkat çekiyor.

Özellikle Doğa Koleji öğretmenlerinin geniş vizyonu ile kaleme aldığı köşe yazıları birçok okur tarafından ilgi ile takip ediliyor.

Ayrıca ÖKEV TV olarak bizler, Doğa Koleji öğretmenlerinin yanı sıra diğer okullarda görev yapan ya da eğitim alanında söyleyecekleri olan herkesi bünyemize katmayı ve okurlarla buluşturmayı istiyoruz. Adeta bir derya deniz olan bu alanda eğitimcilerin düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi, doğru ve yanlış uygulamaları ayırt ederek yorumlamalarının sektöre daha fazla yarar sağlayacağı düşüncesindeyiz. Bu nedenle, “Ne kadar çok fikir, o kadar zenginlik” diyerek yeni fikirlerin daha aydınlık yollar açacağına inanıyoruz.

İşte Düzce Doğa Koleji Sınıf Öğretmenleri Yavuz Yılmaz ve Fatma Demirtaş, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Hamza Salih Demirhan ile Fizik Öğretmeni Merve Kurtay’ın yazılarından satır başları…

Yavuz Yılmaz- Öğretime Ara, Eğitime Devam…

Ülkemizde her yıl eylül ayında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda öğrenim gören yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyondan fazla öğretmen eğitim öğretim maratonuna başlıyor. Bu planlı ve programlı süreç içerisinde öğrencilerimiz yeni bilgiler edinip, yeni keşif süreçleri içerisine giriyorlar. Öğretmenlerimizin ise öğrencilerimize rehber olmaktan büyük keyif aldıkları bu maratonda her iki taraf da güçlerini toplamak ve kaldıkları yerden daha sağlam ve güçlü devam edebilmek için yenilenmeye ve kabuk değiştirmeye ihtiyaç duyuyor. Çünkü geride bırakılan sürecin ardından artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Öğrencilerimizin edindikleri yeni bilgileri, öğretmenlerimizin ise biriktirdikleri tecrübeleri özümsemeleri gerekmektedir. Malumunuz üzere geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk yeni bir tatil düzenlemesi açıklaması yaptı.

Fatma Demirtaş- Ortaokul Öğrencilerinin Öğretmenleri İle İlgili Metaforik Algıları

Eğitim birçok disiplinle iç içe olan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Okul sosyal bir sistemdir ve en önemli ögelerinden biri öğretmendir. Devlet öğretmenleri için çalışma ölçütleri koyar. Öğretmenliğin meslek olarak seçilmesinde ekonomik, sosyal psikolojik etmenler rol oynar. Öğretmenin rolü öğretmenlik anlayışıyla ilgilidir. Öğretmenin en önemli rolü bilgi yayıcılıktır. Kendini kamu hizmetine adaması, ahlaki açıdan da bir model olması gerekir.

Metafor, bir kelimeyi benzetme amacıyla başka bir kelimenin yerine kullanmaktır.   Geçmişle geleceği ve teoriyle pratiği birbirine bağlayan bir araç olan metafor,  benzeşik olmayan iki nesne, olgu ya da kavram arasında benzerlik kurmak, farklılıkları ortaya çıkarmak ve birine ait deneyim ve zihinsel şemaları diğerine aktarma yoluyla ilişki kurmak için oluşturulan mecazi bir yapıdır. Bu nedenle, öğrencilerin öğretmenlere ilişkin algılarının neler olduğunun belirlenmesinde, metafor kullanımının, etkili olabileceği düşünülmüştür. Bu bağlamda, çalışmada, metaforlar aracılığıyla öğrencilerin öğretmen kavramına ilişkin algılarının ve bu algılarının nedenlerinin bulunması amaçlanmıştır.

Hamza Salih Demirhan- Eğitim ve Eğitim Sistemlerine Genel Bakış

“Eğitim” kelimesinin TDK’deki anlam karşılığına baktığımızda karşımıza şöyle bir tanım çıkıyor; “Belli bir bilim dalında, belli bir konuda bilgi ve beceri kazandırma, yetiştirme ve geliştirme işi.”

Tanım içerisindeki ifadelere odaklandığımızda “belirli bir dal” ifadesi dikkati çekmektedir. Söz konusu ifadedeki “dal” sözcüğünün karşılığı günümüz dünyasında üniversite bölümleridir. Kısa bir süre misafir olduğumuz bu gezegende hemen her ebeveynin hayat gayesi; evlatlarının gerekli ve en iyi eğitimi almasıdır. Bu isteğin temelinde ise; yavrularımızın yaşadıkları dünyaya en iyi şekilde adapte olmasını istememiz yatmaktadır.

Bu durumu birkaç örnek ile somutlaştıralım. Bir aslan, yavrusunun vahşi hayata en iyi şekilde hazırlanmasını ister. Bir maymun, yavrusunun ağaçlar üzerinde dans edişini izlemek ister. Bir kartal, yavrusundan göklere hâkim olmasını bekler. Tıpkı bir insanın kendi yavrusundan yaşadığı çağa ve şartlarına en iyi şekilde adapte olup başarılı olmasını beklediği ve istediği gibi. Bu noktada eğitimi; “İçinde yaşadığımız dünyaya yabancı olan bizden sonraki nesillerin, mevcut bilgi ve birikimin üzerine yeni bilgiler koymak kaydıyla çevresine ve zamanına adapte olması.” olarak tanımlayabiliriz.

Eski çağlara dönüp tarih içinde şöyle kısa bir zaman yolculuğu yaptığımızda eğitimin din, güvenlik ve günlük ihtiyaçlar ile iç içe olduğunu görürüz. Toplumsal ihtiyaç din tabanlı bir eksende seyrettiği için dini merkezlerin eğitim dünyası üzerindeki egemenliğini yadsımamamız gerekmektedir. Orta Çağ Avrupa’sında şövalye yetiştiren manastır okullarını, ara elaman ihtiyacını karşılayan meslek birliği okullarını, seçkinlerin çocuklarına eğitim veren şehir okullarını görmekteyiz. Bu eğitim silsilesinin son halkası olarak “evrenkent” okullarını yani günümüzdeki adıyla üniversiteleri görmekteyiz.

Merve Kurtay- Fizik Dersinin Hayatımızdaki Yeri

Merhaba, hepimizin bildiği üzere fizik dersi, yaşayarak öğrenme tabanlı, çok yönlü düşünme becerisini geliştiren, kültürel bir öğrenme ortamı yaratan temel bilimlerin merkezi olarak tanımlanır. Fizik dersi; öğrenciye bilimsel düşünme yeteneği kazandırarak aklını kullanmasına yardımcı olur. Günümüzde teknoloji bağımlısı olan gençlerimiz fizik dersi sayesinde kazandıkları bilimsel düşünme yetenekleri ile bilim ve teknoloji arasında bağlantı kurarlar. Bunların yanı sıra imkanlar doğrultusunda araştırma, deney ve gözlem yapabiliyorlar. Fizik dersinde öğrencilerin gelişim ve yetenek düzeyleri göz önüne bulundurularak uygun davranış özelliklerini kazanabilmeleri için özel hedefler belirleyerek yol almak en doğrusu. Eğitimin yeni hedefi bilgiyi nerede ve nasıl kullanacağını bilen, kendi öğrenme yöntemlerini tanıyıp etkili bir şekilde kullanan ve yeni bilgiler üretmede önceki bilgilerden yararlanan bir insan modeli yaratmak olduğu için fizik eğitiminde öğrencilerin fizik kavramlarını kalıcı bir şekilde anlamalarını ve öğrenmelerini sağlamak dersi anlatan öğretmen için en önemli basamaktır.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı