Düzce Eğitim H.

NECİP FAZIL KISAKÜREK PANELLERİ BAŞLADI

Yazar okumaları yapan Anadolu Mektebi’inde, 40 panelistin katılımıyla Üstat Necip Fazıl Kısakürek’i anlamak ve anlatmak adına düzenlenen “Fikir, Sanat, Aksiyon: Necip Fazıl Kısakürek” paneli bugün başladı. 3 gün boyunca sürecek panellerin açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, milletler mozaiği olan Düzce’yi şairane bir üslupla anlattı. Düzce’nin Türkiye’nin nadide şehri ve Batı Karadeniz’in mücevheri olduğunu söyleyen Yiğit, Kısakürek için ise, “Birçok hasletin abideleşmiş şahsiyeti” ifadesini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol çerçevesinde yaklaşık 30 şehirde 2 bine yakın öğrencisi ile yazar okumaları yapan Anadolu Mektebi bugünden başlayarak 25 ve 26 Nisan tarihlerinde “Fikir, Sanat, Aksiyon: Necip Fazıl Kısakürek” başlığı altında programlar düzenlenecek.

40 panelist ile 10 farklı merkezde Türk Edebiyatının son devrinin üstadı kabul edilen Necip Fazıl Kısakürek, 3 gün boyunca Düzce’deki öğrencilere ve edebiyat severlere anlatılacak.

Düzce’de bulunan bir otelin konferans salonunda düzenlenen panelin ilk gününe Düzce Valisi Dr. Zülkif Dağlı, Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Osman Kısakürek ve torunu Şeyma Kısakürek, öğrenci ve öğretmenler katıldı.

“Türkiye’nin nadide şehri; Batı Karadeniz’in mücevheri”

Programın açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Düzce’nin, Osmanlı İmparatorluğu içerisinde nasıl bir milletler mozaiği haline dönüştüğünü şu sözlerle anlattı:

“Hititler dönemine kadar uzanan tarihi ile 15.yüzyıldan beri yerleşim yeri olan Britinyalılar’ı Romalılar’ı ve Bizans’ı görmüş, ve onlara ev sahipliği yapmış Düzce’yi Orhangazi’nin komutanları Konuralp Bey ve Akçakoca Bey, Alperenleri ile birlikte at sırtında cenk naralarıyla düşmanlarının yüreğini titreterek, yalın kılıç elde bu bereket fışkıran ovayı Türk Yurdu yaptılar. O zamandan beri gelişen ve Osmanlı İmparatorluğu’nun şirin bir beldesi olarak bir huzur adasına dönen Düzce, imparatorluğun son dönemlerinde farklı yerlerden göçler alarak yıldan yıla kültürel renkliliğini artırmış, günümüzde Osmanlı’nın renklerini taşıyan ve kardeşlik olgusunu inşa ederek içselleştirmiş, Türkiye’deki nadir şehirlerden biri olarak Batı Karadeniz’de bir mücevher gibi parlamaktadır.

Yiğit, Düzce’yi şairane üslupla anlattı

Bir gün bir Balkan Muhaciri Köyünde sarı burma, soğan aşının tadına bakarken zigor oyununu zevkle izleyeceğiniz; diğer gün Abhazların zengin aşla sofrasına konuk olurken avrağaşa dansı ile mest olabileceğiniz; başka bir gün bir Gürcü köyünde melemurçi ile ağzınız tatlanırken cıvalı nanayda ile neşelenebileceğiniz; diğer bir zaman bir Laz köyünde kara lahana, mısır ekmeği yerken kemençe sesi ile kıpır kıpır olacağınız; başka bir vakit bir Manav köyünde gözleme ve keşkek yerken çiftetelli ile size ağırlayarak her zaman şaşırtabilen Düzce’nin kardeşlik timsali candan insanların adına hepinizi en içten duygularımla selamlıyor, ve hoş geldiniz diyorum.

Birçok öğrenci ağırlandı

Anadolu Mektebi’nde yaptıkları çalışmalara ilişkin konuşan Yiğit, şunları kaydetti:

“2016 yılının kasım ayında Sayın Valimizin himayelerinde Düzce’de 3 okulda başlattığımız Anadolu Mektebi serüvenimiz halen 12 okulda 298 öğrenci ile çığ gibi büyüyerek devam etmektedir. 2017’de Mehmet Akif Ersoy İstiklal Şairi İstikbale Taşımak Panellerini gerçekleştirirken yine 2017’nin sonunda Hikayemizin Yarım Asırlık Sesi Mustafa Kutlu Panellerini gerçekleştirdik. 2018 Mayıs Ayında 3 gün süren ve 13 ilden 80 öğrencimizle doğumunun 100.yılında edebiyatımızın yerli ve milli sesi Tarık Buğra Türkiye Panellerini gerçekleştirdik. Tabi bu panelleri gerçekleştirirken başka illerde düzenlenen Anadolu Mektebi organizasyonlarına da katılmayı ihmal etmedik. Nazilli Mehmet Akif Panellerine 7 öğrenci ile; Bolu Cengiz Aytmatov panellerine 10 öğrenci ile; Çorum Mustafa Kutlu Panellerine 8 öğrenci ile; Ankara Tarık Buğra ve Konya Mehmet Akif Panellerine 1’er öğrenci ile iştirak ettik.”

“Şairler Sultanı’nın ruhuna binlerce Fatiha…”

Bugün düzenlenen Necip Fazıl Paneli’ne ilişkin de bilgilendirmede bulunan Yiğit, şu ifadelere verdi:

“Bugün burada 96 katılımcı ve 12 yazarımızla Düzce’nin 10 farklı merkezinde Üstat Necip Fazıl Kısakürek’i anlamaya ve anlatmaya talip olduğumuzu anlatmak için toplandık. Üstat Necip Fazıl bir Müslümanda olması gereken birçok hasletin abideleşmiş şahsiyeti olarak halen önümüzü aydınlatmaktadır. ‘1 vakit namaz kaçırmaktansa bin defa ölmeye razıyım.’ diyecek kadar İslami hassasiyetin yıllar boyu Anadolu’yu karış karış dolaşarak verdiği konferanslar ve tüm baskıya rağmen 35 yıl boyunca çıkardığı Büyük Doğu Dergisi ile dava adamlığının ne olduğunu bize gösterdi. Şairler Sultanının ruhuna bizlerden binlerce Fatiha.”

“Proje gayet güzel gidiyor”

Düzce Valisi Dr. Zülkif Dağlı ise, panelde yaptığı konuşmada böyle projelerin önemini anlatarak şunları kaydetti:

“Bu derinlemesine yani nitelikli dediğimiz okuma tarzı. Öğrencilerimizin tamamını kapsayamayan ama bu işte ben de varım dediğinde okumak isteyen öğrencilerimizin katıldığı nitelikli bir okuma. Bu gayet güzel gidiyor. Okullarımızda 540 civarında öğrencimiz nitelikli okuma yapıyor. Kitlesel okuma alanında da şöyle bir çalışmamız var. Yine 2016 yılında başladığımız ‘Annem varsa ben de varım’ okumaları. Burada tüm ilkokul, ortaokul ve liselerin 1 ve 2.sınıfları olmak üzere tüm öğrencilerin birer kitapla başlayan ancak proje dahilinde yıl boyunca her öğrencimizin kitap okumasını kapsayan projemiz 3 yıldır ilimizde devam ediyor. Bu da güzle bir çalışmamız. 2 ilimiz de aynı çalışmayı benimsediler.”

“Bizim ihtiyacımız yetişmiş insan”

“Necip Fazıl Üstadın mana boyutuna çok önem verildi” diyerek konuşmasına devam eden Vali Dağlı, şu ifadelere yer verdi:

“Bizim şunu yapmamız lazım, geriye dönüp baktığımda 30 yıldır bu mesleğin içerisindeyiz. O dönemleri hatırlıyorum, bir okul yapımız en az 7-8 yıl devam ederdi. Bir kültür merkezi 10-15 yıl sürdüğünü biliyoruz. Bir işi alan kişi artık aileye ve sülaleye yetiyordu. Biz şu anda 24 derslikli bir okulu 16-18 ayda bitiriyoruz. Yani yapımla ilgili bir sorunumuz yok. Sorunumuz insan sorunu. Şu anda en büyük ihtiyacımız yetişmiş eleman sorunu. İhtiyacımız bu. Biz bu konuyu biraz daha yükseltmek durumundayız. Dönemimizin en büyük açığının da bu olduğunu düşünüyorum. Eğitim bizim dinimizde kültürümüzde 4 yaşından itibaren başlar. Onun için diyanet 4-6 yaş çalışmalarını çok önemsiyoruz. Onun için kitlesel ve nitelikli okumaları çok önemsiyoruz. Öğretmenlerimizin kendilerini geliştirmelerini çok önemsiyoruz. Bu manada bir protokol ile öğretmenlerimizin önünü açmaya çalıştık.”

Konuşmaların ardından panele geçildi. Necip Fazıl’ın anlatıldığı panelde daha sonra panele katılan öğrencilere belgeleri takdim edildi.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı